GENETİK MÜHENDİSLİĞİ NEDİR?

1. Bilindiği gibi genler , bir organizmanın özelliklerini belirleyen kimyasal bilgiyi taşır.
2. Genler değiştirilerek bir organizmaya istenilen özellikler kazandırılabilir.
3. Genetik mühendisliği , bilimadamlarının genleri bir organizmadan alıp diğerine aktarmalarına imkan veren bir teknolojidir.
4. Bu teknoloji ; nükleik asit hibridizasyonu , rekombinant DNA , PCR , hücre kültürü ve monoklonal antikor tekniklerini içerir .
5. Bunlardan en başarılı ve yaygın olan rekombinant DNA tekniği ; restriksiyon enzimlerini kullanarak “gene splicing” de denilen DNA’nın istenilen bölgesinin kesilip çıkarılması ve kesilen parçanın ligaz enzimi kullanılarak “vektör” adı verilen taşıyıcı bakterinin plazmidine yapıştırılması işlemlerini içerir. Daha sonra plasmid bakteri içine yerleştirilerek rekombinant DNA’nın normal hücresel aktivitesine devam etmesi sağlanır.
6. Bugün genetik mühendisliğinin bitki ve hayvanlarda uygulanmasıyla daha iyi ve sağlıklı yiyecekler, daha güvenli temiz bir çevre ve sağlık alanındaki gelişmeler insanlara sunulmuştur.
GENETİK MÜHENDİSLİĞİNİN TARİHÇESİ
1880 - Gregor Mendel bitkiler üzerindeki çalışmalarıyla modern genetiğin temelini attı.Karakteristik özelliklerin genler tarafından iletildiğini buldu.
1950 - Hershey ve Chase , DNA’nın hücrenin genetik materyali olduğunu ispat ettiler.
1953 - Watson ve Crick DNA’nın çift sarmal yapısını keşfettiler.
1955 - Arthur Kornberg ve arkadaşları DNA polimerazı izole ettiler.
1961 - Nirenberg ve Matthaei genetik kodu keşfettiler. Buna göre 3 baz 1 amino asiti kodlar.
1966 - B.Weiss , C.C.Richardson DNA ligazı izole ettiler.
1968 - K.W.Wilcox , H.O.Smith ve T.J.Kelley ilk restriksiyon endonükleazı izole ettiler.
1972 - Paul Berg virusun DNA’sı ile bakterinin DNA’sını birleştirdi.
1973 - İlk kez yabancı bir genin (antibiyotik rezistan) bir bakteriye transferi gerçekleştirildi.
1975 - Asilomar/ABD’de ilk kez genetik mühendisliğinin tehlikeleri üzerine bilimsel bir konferans verildi.
1976 - Genetik mühendisliği ürünlerini pazarlayan ilk şirket olan GENENTECH kuruldu.
1977 - Genetik manipülasyonun uygulandığı bakteriler , insanda büyümeyi inhibe eden hormonu üretiler.
1978 - Genetik parmak izi keşfedildi.Bu sayede herkes DNA’sından tanınabilecekti.
1980 - (ABD) “yağ yiyen bakeri” denilen genetik manipülasyon uygulanmş organizma ilk kez patentlendi.
1980 - Farelere gen transferi ilk kez başarıyla uygulandı , hastalıkların tedavisinde transgenik fareler model olarak kullanıldı.
1980 - W.Gilbert ve F.Sanger DNA sekans metoduyla Nobel Ödülü aldılar.
1982 - Endüstriel çaptaki ilk genetik mühendisliği ürünü olan insülin üretildi.
1983 - Barbara McClintock , “zıplayan genler” i keşfetti ve Nobel Ödülü aldı.
1987 - Anti-squash domatesler patentlendi.
1988 - Memeli üzerindeki ilk patent : İnsan kanser geni aktarılmış “Harvard Mouse” .
1990 - Organizmaların patentlenmesine karşı Greenpeace’in ilk protesto gösterisi.
1990 - “İnsan Genom Projesi”nin resmen başlaması .Tahmini maliyeti : 3 milyar $.
1993 - Washington Üniversitesi’nden Jerry Hall’un insan embriyosunu klonlaması dünya çapında skandala neden oldu.
1994 - Kalıtsal meme kanseri geni keşfedildi.
1994 - Besin değerini arttırmak amacıyla Brezilya fıstığı geni verilen soya fasulyesi, şiddetli alerjik reaksiyonlara neden oldu ve proje yasaklandı.
1997 - Koyunun somatik hücresinden klonlanan Dolly dünyaya geldi.
1997 - AB(Avrupa Birliği)’de genetik manipülasyon uygulanmış yiyeceklere karşı yapılan düzenleme yasallaştırıldı.
1997 - AB’de ilk kez genetik mühendisliği uygulanan yiyeceklere izin verildi: kolza yağı.
1999 - BMT(Birleşmiş Milletler Teşkilatı)’nun genetik manipülasyon uygulanmış organizmaların ticaretindeki biyolojik güvenlikle ilgili kararı Amerika’nın etkisiyle başarısızlığa uğradı.
1999 - İnsanda , 33.4 milyon bç içeren 22 no’lu kromozomun sekansı tamamlandı.
2000 - İnsan Genom Projesi liderleri ve Başkan Clinton , insan genomu DNA dizisinin “çalışma taslağı”nın tamamlandığını ilan etti.
YARARLARI NELERDİR?
Tıptaki Yararları
· Hayvanların İnsanlar İçin Organ Verici Olması:Hayvandan insana organ transplantasyonuna “xerotransplantasyon” denir.Genetik mühendisliği domuzların organlarının insan için daha uygun olması açısından bunlar üzerinde çalışmalar yapıyorlar.Reddetme reaksiyonları başarılı bir şekilde kontrol altına alındığı zaman bu domuzlar ekonomik organ vericileri olacaklar.
· Beyin Tümörüne Karşı Gen Terapisi:Gen terapisinde amaç “suicide gene” olarak adlandırılan genleri kullanarak tümör hücrelerini öldürmektir.Bu tür genleri taşıyan tümör hücreleri şeklini bir hücre zehiri ilacına dönüştürerek bu tümörleri öldürür.
· Hepatit B:Hepatit B virüsü kan yoluyla bulaşır.Örneğin küçük yaralardan veya koruma olmaksızın cinsel temas ile.İlk Hepatit B aşısı 1982’de kronik hastaların kanından çok kompleks processler yapılarak elde edilmişti.1986’dan beri bu aşı, kolay bir processle GM maya hücreleri kullanılarak üretilmektedir.
· Bubble Boy:Bubble Boy,gen mutasyonu sonucu ADA-adenosin deaminaz-eksikliği ile oluşan bir hastalıktır ve immün sistemi hücrelerinin yok olmasına neden olur.Hastalığın tedavisi hastalara ADA ve kemik iliği transplantasyonu ile yapılmaktaydı.Ancak 1990’da kopyalanmış ADA enzimleri inaktive edilmiş virüse verildi.Virüs,hastanın T-hücrelerine yerleşip,çoğaldı.Bu tedavide başarı sağlandı.
· Çeşitli Davalarda Genetik Mühendisliği:Cinayet olaylarında,forensic(yasalarda geçen ve suçluların takibinde kullanılan teknik) ekipleri,suç mahalindeki saç, semen,kan,tırnak örneklerini inceleyip RFLP’leri(Restriction Fragment Length Polymorphisms) karşılaştırırlar ve farklı olanları tespit ederler.Aynı zamanda RFLP analizi babalık tayininde de kullanılmaktadır.
Beslenmedeki Yararları
· Yiyecekler:GM yiyecekler üretildi. Kabak, maya, patates ,soya fasulyesi, domates , mısır.Örneğin soğuğa çok hassas olan domates ve çilek gibi bitkilere dil balığından izole edilen “anti-freeze”geni aktarıldı.Ayrıca bakterilerde bulunan ve böcekleri öldüren toksin geni mısır ve pamuğa verildi.Gerçekte,genetik mühendisliği teknikleri işlenmiş yiyeceklerin % 60’ında kullanılmaktadır.
· Çürümeye Son-Anti Squash Domates:Satılan pek çok domates yeşil ve sert şekilde tarladan kaldırılmaktadır. Bu durum bu tür basınca hassas ürünlerin nakliyatını kolaylaştırmaktadır.Satılmadan önce bu domatesler suni olarak etilen hormonuyla olgunlaştırılmaktadır.Doğada bu madde olgun domateslerin hücre duvarının çürümesine,bozulmasına neden olmaktadır.Anti squash domateslerde bu hormonu yapan genler inaktif hale getirilmiştir.Buna ilaveten anti squash domatesler başka türlerin genlerini içermezler.
· Körlüğe Karşı Pirinç:Gelişmekte olan ülkelerdeki milyonlarca insan tek yönlü beslenme nedeniyle vitamin yetersizliği çekmektedir.Taze meyveler yerine pirinç başlıca besindir.Pirinç ise vitamin A içermez.Bu vitaminin eksikliği ise çocuklarda en yaygın hastalıklardan biri olan körlüğe yol açar.Genetik mühendisliği kullanılarak bu pirincin besin değerini arttırmak için kalıtımsal materyali değiştirilmektedir.Bu sayede pirinçte daha çok vitamin A öncüsü bulunur.
· Az Yağlı Patates Cipsleri:Cips ve patatesler bünyelerinde çok fazla yağ barındırırlar. Dolayısıyla oldukça kolarili yiyeceklerdir.Bu durum artık değişmiştir.Bilimadamları patatese nişasta üretimini arttıran geni başarılı bir şekilde aktarmışlardır.Bu şekilde bir değişim patatesleri kızartıldıkları zaman daha çok nişastalı yapmakta ve daha az yağ alınmaktadır.
Tarıma ve Çevreye Yararları
· İlk Bitki:Genetik mühendisliği uygulanan ilk bitki,hastalıklara karşı savaşan petunya üretimi idi.
· Geleneksel Çaprazlaşmayı Geliştirme:Çaprazlaşmayla tür bariyeri aşılarak genler aktarıla-maz.Genetik mühendisliği asla çaprazlaşma yapmayacak türler arasında gen transferi gerçekleştirir.Aynı zamanda çaprazlaşma;doğada ebeveynlerin yavru DNA’larını oluşturmak üzere DNA’larını birleştirme aktivitesini başarmasına olanak sağlar.Genetik mühendisliği yeni genleri herhangi bir temel referans olmaksızın konakçı hücrelere kolaylıkla aktarır.
· Ağaç Kurtlarına Karşı Geliştirilen Stratejiler:Ağaç kurtları mısır bitkisini içerden kemirerek ekinlerin %7’sini yokeder.Genetik mühendisliği yardımıyla mısır bitkisi hücrelerine böcek zehiri üreten gen nakledilir.Dolayısıyla ağaç kurtları zehirlenerek, ortadan kalkar.
· Blue Jean Ve Genetik Mühendisliği:Eskiden tekstil sanayiinde,jeanleri boyamadan önce kullanılan beyazlatıcıların yıkanması için çok fazla suya ve enerjiye gereksinim duyuluyordu.Bugün GM bakterilerin kullanılarak bu beyazlatıcılar nötralize edilir.Böylece su,enerji ve zamandan %10 tasarruf sağlandığı gibi çevre de korunmuş olur.
Hayvanlardaki Yararları
· Anti-Freeze Geni:Bilimadamları,Kanada dil balığında bulunan “anti-freeze” genini somon balığına transplante ettiler.Bu sayede soğukta kültürasyonu yapılabildi.
· Genler,sığır etindeki yağ oranının azaltılmasında kullanıldı.Ayrıca,hastalıklara karşı koru-yucu olan bir gen sığırlara aktarılarak antikor kullanmadan sağlıklı kalabilmeleri sağlandı.
· Genetik mühendisliği kullanılarak,insandan alınan genler koyuna aktarıldı ve koyun sütünde akciğer kanseri tedavisinde kullanılan alpha-1 antitripsinin üretilmesi sağlandı.
· Dört bacaklı ve kanatları olmayan tavuklar üretildi.
· Örümcek genleri aktarılarak keçi sütünde ipek üretildi.
TEHLİKELERİ NELERDİR?
Sağlık Tehlikeleri
· Uzun-Süreli Güvenli Testler Yok:Genetik mühendisliği;organizmaların asla insan yiyecek kaynağı olmayan materyallerini kullanarak yediğimiz doğal temel besinleri değiştirir.Uzun-süreli testler olmaksızın kimse bu yiyeceklerin güvenli olup olmadığını bilemez.
· Toksinler:Genetik mühendisliği organizmalarda beklenmedik mutasyonlara neden olur ki bu mutasyonlar, yiyeceklerde yeni ve yüksek seviyelerde toksinler geliştirebilirler.
· Alerjik Reaksiyonlar:Genetik mühendisliği yiyeceklerde daha önce görülmemiş ve bilinmeyen alerjenleri oluşturabilirler.
· Besin Değerinin Azalması:Transgenik yiyecekler sahte tazelikle tüketicileri yanlış yöne yöneltebilirler.Lezzetli görünüşlü,parlak kırmızı renkli genetik olarak modifiye edilmiş bir domates birkaç haftalık ve besin değeri az olabilir.
· Antibiyotik Rezistan Bakteriler:Genetik mühendisliği antibiyotik rezistan genleri GM hücreleri işaretlemede kullanır.Bu da GM tohumların antibiyotiklere karşı dirençli genler taşıdığını gösterir.Bu genler ise bizi enfekte eden bir bakterinden alınmış olabilir.
· İzi Takip Edilemeyen Problemler:Etiketleme olmaksızın toplum sağlık örgütleri her tür problemin kökeni araştırıp bulmakta güçsüz kalıyorlar.
· Yan Etkiler Öldürücü Olabilir:37 kişi öldü,1500 kişi kısmi felce uğradı ve GM bakterilerin yaptığı triptofan bağlantılı sendrom yüzünden 5000’den fazla kişi geçici olarak sakatlandı.
Çevresel Tehlikeler
· Herbisitlerin Kullanımının Artması:Bilimadamları genetik mühendisliğince yapılmış herbisit –rezistan bitkilerin varlığının herbisit kullanım miktarını artıracağını saptamışlardır.Çiftçiler tohumlarının herbisitleri tolere edebileceğini bildiklerinden, bunları cömertçe kullanmaktadırlar.
· Daha Çok Pestisit:GM tohumlar çoğu kez kendi pestisitlerini yaparlar ve EPA(Environment Protection Authority) tarafından pestisit olarak sınıflandırılabilirler.Bu strateji yiyecek ve tarlalarımıza her zamankinden daha çok pestisit koyacaktır.
· Ekoloji Zarar Görebilir:Besin zincirinde yer alan GM organizmaların etkisi lokal ekolojiye zarar verebilir.Yeni organizmalar doğal floradaki akrabalarıyla başarılı bir şekilde yarış yapabilir ve çevrede daha önce hiç görülmemiş değişikliklere neden olabilir.
· Gen Populasyonu Ortadan Kalkabilir:Bir kere bu GM organizmalar yani virüsler ve bakteriler çevreye serbest bırakıldı mı bunları tekrar bir araya getirmek mümkün değildir.Kimyasal ya da nükleer kontaminasyondan farklı olarak negatif etkiler geridönüşümsüzdür.
Tarımsal Tehlikeler
· Yaygın Tohum Kıtlığı:Genetik mühendisleri GM tohumları patentleyerek kar sağlamak niyetindeler.Buna göre ne zaman bir çiftçi GM tohum ekse bütün tohumları aynı genetik yapıya sahip olacaktır.Sonuçta bu özel tohumlara hücum edecek bir fungus,virus ya da zararlı böcek gelişirse yaygın tohum kıtlığı olacaktır.
· Tüm Yiyecek Stoklarımızı Tehdit Eder:Böcekler,kuşlar ve rüzgar genetik mühendisliğince değiştirilmiş tohumları komşu tarlalara ya da daha uzaklara taşıyabilir.Transgenik bitkilerin polenleri doğal tohumlarla ve vahşi akrabalarıyla polen çaprazlaşması yapabilir.
Bunların yanında bu teknolojinin kökünde bazı şüpheler vardır:
· Bir DNA fragmentini sokmak için kullanılan teknik hassas,güvenilmez ve belirsizdir.
· Sokma işleminin konakçı hücrenin biyoteknolojisi üzerindeki etkisi bilinemez.
· GM organizmanın çevre üzerindeki etkisi bilinemez.
· GM yiyeceklerin yenmesiyle oluşacak etki bilinemez.
· Risklerin ne olabileceği konusunda tam bir fikir yok.
· Felaket olduğu taktirde telafisi yok.
· Bu negatif sonuçlar için kimin-eğer biri varsa- yasal olarak sorumlu tutulacağı bile kesin değil.
Bütün bunlardan sonra “Genetik mühendisliği güvenli midir?” diye bir soru aklınıza gelebilir:
Güvenlik, tecrübe birikiminden gelir.Genetik mühendisliği olayında ise, güvenlik iddiasını haklı çıkaracak yeterli tecrübe birikimi için gerekli zaman ve toplum tartışması yoktur.
ELEKTRONİK MÜHENDİSLİGİ NEDİR?
Elektrik ve elektronik mühendisliği hızla gelişen bir mühendislik dalıdır. Bölümün eğitim programı, bu hızlı değişime uyum sağlayarak, yeni teknolojik gelişmeleri takip edebilen, uygulayan ve geliştiren, liderlik ve yaratıcılık vasıflarına sahip mühendisler yetiştirmek amacı ile düzenlenmiştir.
Lisans düzeyindeki eğitim programlarında ilk üç yıl için dersler bölüm öğrencilerinin tümü için ortaktır. Dördüncü yılda, öğrenciler Enerji veya Elektronik dallarından birisini seçerler. Dört yıllık eğitim programını başarı ile tamamlayan öğrencilere (ayrıldıkları dala bakılmaksızın) Elektrik ve Elektronik Mühendisi diploması verilir. Teorik dersler laboratuvar uygulamaları ile desteklenmektedir.
Mezuniyet için ayrıca, toplam 50 iş günü endüstri stajı zorunludur. Lisans üstü programı, başarılı öğrenciler için ileri seviyede eğitim olanağı sağlamaktadır. Bölümde teorik ve olanaklar ölçüsünde uygulamalar ile desteklenmiş olarak; Elektronik, Sayısal Elektronik, Haberleşme, Ölçmeler, Elektrik Makinaları, Güç Elektroniği, Anten ve Mikrodalga, Bilgisayar, Bilgisayar Mimarisi, Kontrol Sistemleri ve Yüksek Gerilim Tekniği alanlarında yüksek lisans düzeyinde araştırmalar yürütülmektedir.
BÖLÜMÜN AMACI:
Elektrik ve Elektronik Mühendisliği alanında yalnız ulusal değil, uluslararası düzeyde rekabet edebilecek, evrensel değerlere önem veren, erdemli, araştırmacı, çalışkan, mesleki bilgilerini insanlık ve toplum adına kullanan, üreten, yaratıcı çözümler üretip sunabilen, mühendislerin yetişmesi için gerekli eğitim ve öğretimi sağlamak, ve insanlığın ihtiyaç duyduğu bu mühendislik dalı ile ilgili gerekli tüm bilgi, beceri ve teknolojileri üretmek, geliştirmek ve yaymak bölümümüzün temel amacıdır.
Bölümümüz iki alt program şeklinde eğitim verdiğinden; bu programların amaçlarını ayrı ayrı belirtirsek;
Elektrik Mühendisliği Programının Amacı:
Elektrik enerjisinin üretimini, iletimini ve dağıtımını sağlayabilecek, elektrik enerjisi ve buna bağlı enerji sistemleri ve cihazlarının tasarımını, kontrolünü, güvenli ve ekonomik şekilde işletilmesini ve korunmasını sağlayabilecek hem ulusal ve hem de uluslararası düzeyde çalışabilecek, araştırma yapabilecek, yaratıcılık heyecanı ve kapasitesine sahip elektrik mühendisleri ve öğrendiklerini pratik hayatta da uygulayabilecek, konusuna yakın en son elektrik ve bilgisayar teknolojilerini de kullanabilen mühendisler ve bilim adamları yetiştirmektir.
Elektronik ve Haberleşme Programının Amacı:
Elektronik ve haberleşme alanında ulusal ve uluslararası düzeyde çalışabilecek ileri teknolojilerle rekabet edebilecek, insanlığın ve bulunduğu toplumun konusuyla ilgili sorunlara çözümler ve alternatifler getirebilecek, son elektronik ve haberleşme teknolojilerini kullanabilen, elektronik ve haberleşme cihaz tasarımı ve işletilmesi ile ilgili ulusal ve uluslararası düzeyde araştırma yapıp çalışabilecek, ve yakın olduğu elektrik ve bilgisayar teknolojileriyle konularını bütünleştirerek pratik hayata uygulayabilen mühendisler ve bilim adamları yetiştirmektedir.
BÖLÜMÜN HEDEFLERİ:
1. Temel mühendislik, matematik ve ilgili konularda güçlü altyapıya sahip ve bunları Elektrik-Elektronik Mühendisliği alanında kullanabilen,
2. Gerek Elektrik-Elektronik ve gerekse ilgili mühendislik konularında analitik düşünebilen, gerekli teknik ile donanımları etkin ve verimli kullanabilen,
3. Problemlere çabuk ve pratik çözümler bulabilen,
4. Konular arasında kolay ilişkiler kurarak, yeni çözümler üretebilen,
5. Sürekli ve hatta yaşam boyu eğitim ve öğrenimin gerekliliğine inanan, gelişmeleri yakından izleyebilen ve bunlar hakkında yorum ve gerektiğinde kritik yapabilen,
6. Elektrik-Elektronik Mühendisliğinin temel ve mesleki sorumluluğunu taşıyabilen,
7. Uluslararası düzeyde kaliteye inanan ve uygulayan, sorumluluk alabilen ve ekip çalışmasını başarı ile sağlayabilen mühendisler yetiştirmektir.
BÖLÜMÜN STRATEJİLERİ:
1. Öğrenciler gerek derslerle ve gerekse laboratuar çalışmaları ve yapmış oldukları çalışmalarla ilgili hazır programlar kullanmanın yanında, problemin çözümü için gerekli algoritma ve programlar oluşturma hususunda yönlendirilecektir.
2. Derslerde öncelikle öğretilenlerin ve inceleme konularının, pratikteki endüstriyel uygulamalarına yönelik ilgili tasarımlar üzerinde örnekler verilip açıklanacaktır.
3. Derslerde ve uygulamalarda gerekli ve yeterli takım çalışmalarını teşvik eden sunum çalışmalarına ve etkinliklere yer verilecektir.
4. Yaptığı her çalışmada, sırası ile güvenlik, ekonomiklik ve estetik gibi temel mühendislik kriterlerini kullanması ve nasıl uygulayabileceği öğretilecektir.
5. Endüstri ile yakın ilişkiler kurularak çalışma ve araştırma yaptırılıp, özendirilecektir.
6. Öğrenciye mühendislik alanında kendisine referans olabilecek yerlerde staj olanakları sağlanacaktır.
7. Bir mühendisin teknik yönünün yanında sosyal ve toplumu ilgilendiren ve kendisini de geliştirebilecek ve bilgilerini güncel hayattaki konularda da kullanabileceği insan, toplum konularında seminer, panel, sunuş ve kurslara katılması için olanaklar sağlanacaktır.
8. Büyük ve küçük ölçekli değişik sanayi kuruluşları ile öğrenciler ve bölüm elemanları karşı karşıya getirilecek, ilgili konularda sunumlar ve tartışmalar gerçekleştirilecektir.
9. Öğrenci toplulukları (Bilgisayar ,Elektromekanik ve Elektronik toplulukları) ile gerekli mesleki ve teknik kuruluşlar ile beraber eğitim, öğretim, öğrenci ve toplumun problemleri ile ilgili ulusal ve mümkünse uluslararası sempozyum, panel ve kongreler düzenlenecek ve öğrenciler ile bölüm elemanlarının bu etkinliklere aktif katılımı sağlanacaktır.
10. Yalnız derslerde değil, lisans araştırma projelerinde ve Bitirme Ödevlerinde daha etkin, gerekirse bölümün tüm öğrencileri ve ilgili teknik elemanlar, sanayide ve endüstride çalışan yetişmiş elemanlar ile birlikte jurilerde çalışmaları değerlendirilerek, daha üst düzeyde hazırlanması ve sunulması sağlanacaktır.
11. Öğrencilerin her türlü çalışmalarında kütüphane, laboratuar, bilgisayar ve internet gibi imkanları en etkin şekilde kullanmaları sağlanacak ve teşvik edilecektir.
ELEKTRİK – ELEKTRONİK MÜHENDİSİ
__________________________________________________ _______________
TANIM
Elektrik enerjisi üretme, iletme, dağıtma sistemleri ile her türlü elektronik alet ve iletişim sistemlerinin projelerinin yapılması, geliştirilmesi, kullanılması ve denetimi konularında çalışan kişidir
GÖREVLER
-Elektrik enerjisinin; hidrolik, nükleer ve diğer kaynaklara dayalı üretimini yapar,
-Üretim noktasından tüketim noktasına kadar iletim hattının plan, proje ve uygulamasını yapar,
-Elektrik enerjisi üreten ve tüketen tesislerin proje, montaj ve işletmesini yapar,
-Haberleşme, endüstriyel, kontrol ve tıbbi elektronik cihaz ve ekipmanların tasarım, imalat, işletme ve bakımını yapar,
-Sayısal (mikroişlemci tabanlı) ve bilgisayar tabanlı sistemlerin tasarım, imalat, işletme ve bakımını yapar,
-Elektronik teçhizat sistemleri için bakım, işletme standartları, bültenler, teknik talimatlar, resimli şemalar hazırlar,
-Bu işler için gerekli işgücü ve maliyeti hesaplar,
-Danışmanlık eğitim-öğretim, yönetim ve teknik satış işlemleri yapar.
KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
-Analog ve dijital ölçüm aletleri(avometre, osiloskop vb.)
-Jenaratör ve motorlar,
-Sayısal kökenli aletler(sayısal osiloskop, spektrum analizörleri vb)
-Optik ölçüm aletleri,
-Bilgisayar
-Çeşitli el aletleri
MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Elektrik ve elektronik mühendisi olmak isteyenlerin;
-Üst düzeyde akademik yetenek ve analitik düşünme yeteneğine sahip,
-Fen alanına özellikle fizik konularına ilgili,
-Planlama, tasarım gücü kuvvetli,
-Mekanik yeteneği olan,
-Sorumluluk duygusu gelişmiş, risk alabilen,
-Kurallara uyan,
-Yönergeleri izleyebilen,
-Yaratıcı,
-Ekip çalışmasına yatkın,
-İleriyi görebilme ve koşulları değerlendirme yeteneğine sahip,
-Başkalarını yönetebilen ve işbirliği halinde çalışabilen, yeniliklere açık kimseler olmaları gerekir.
ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Elektrik elektronik mühendislerinin çalışma alanları çok geniş olduğundan, çok farklı ortamlarda çalışabilirler. Genellikle;
-Elektrik santralleri, şantiyeler ve laboratuarlarda,
-Proje yapımında büro ortamında,
-Enerji dağıtımı konusunda açık havada,
-Tıbbi elektronik konularında ise hastane ortamında çalışırlar.
Şantiye ortamı gürültülü, büro ortamı ise genelde sakindir. Çalışma koşulları genellikle tam gün olup, zaman zaman seyahat etmeleri gerekir. Şantiye ortamındaki çalışmalarda hafta sonu çalışmaları da gerekebilir.
İş yapılırken bazen yalnız, bazen ise diğer çalışan ve kişilerle (diğer mühendisler, tekniker, teknisyen, teknik ressam, müteahhit vb) iletişim de bulunurlar.
ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
-Bu bölüm mezunları için iş olanakları ve çalışma alanları oldukça geniştir.Mezunlar; elektronik ve elektrik teknolojilerinin üretildiği, transfer edildiği, satıldığı ve pazarlandığı özel sektör ve kamu kurumlarında çalışabilmektedirler. (Telekom, TRT, Türk Kablo, TEK, vb)
-Elektronik tasarım, bakım ve onarım, kontrol sistemleri tasarım ve üretim, iletişim sistemleri (cep telefonu, uydu haberleşme, kablo işletmeleri) alanlarında ulusal ve uluslararası boyutta iş imkanları mevcuttur.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Mesleğin eğitimi çeşitli üniversitelere bağlı mühendislik fakültelerinin Elektrik-Elektronik bölümünde verilmektedir.
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Mesleğin eğitimine girebilmek için,
-Lise veya dengi okul mezunu olmak,
-Öğrenci Seçme Sınavı’nda (ÖSS) “Elektrik-Elektronik Mühendisliği” lisans programı için yeterli “Sayısal (SAY)” puan almak.
-Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (OSYM) Tercih Bildirim Formunda “Elektrik Elektronik Mühendisliği” lisans programları ile ilgili en az bir yükseköğretim programını tercih etmek gerekmektedir.
EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
Mesleğin eğitim süresi lise veya dengi okuldan sonra 4 yıl, hazırlık sınıfı olan üniversitelerde ise 5 yıldır.
Eğitimin süresince; Elektrik Mühendisliğine Giriş, Elektrik Ölçme, Güç Elektroniği, Elektrik Makineleri, Elektromekanik Enerji Dönüşümü, Enerji Üretimi, Enerji İletimi, Enerji Dağıtımı, Güç Sistemleri Analizi, Elektrik Tesisleri, Elektrik Tesis Proje, Elektrik Tesislerinde Koruma, Elektriğin Endüstride Kullanılması, Güç Elektroniğinin Endüstriye Uygulanması, Güç Kalitesi, Elektrik Sürücü Sistemleri, Aydınlatma ve İç Tesisat, Yüksek Gerilim Tekniği, Elektrik Santralleri, Elektrik Enerjisi Ekonomisi, Topraklama, Matematik, Fizik, Bilgisayar Programlaması, Teknik Resim Mühendislik Çizimi, Doğrusal Analiz, Kompleks Hesaplama, Mantıksal Analiz, Temel Devre, Elektronik Devreleri, Sinyal ve Sistem Analizi, Haberleşme, Stokastik Sistemler, Mikrodalga, RF Elektroniği ve Tıbbi Elektronik gibi dersler okutulur.
MESLEKTE İLERLEME
Lisans eğitiminden sonra yüksek lisans, doktora yapabilir, araştırma görevlisi olabilir ve akademik kariyer yapabilirler.
Mezunlar Sistemler, Elektronik, Katı Hal Elektroniği ve Enerji Dönüşümünde uzmanlaşabilirler.
Nitelikli elemanlar işletmelerde üst düzey yöneticiliğe yükselebilmektedirler.
BURS, KREDİ VE ÜCRET DURUMU
Meslek eğitimi sırasında Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünün verdiği öğrenci kredisinden yararlanabilirler. Ayrıca, bazı kurum ve kuruluşların burslarından faydalanabilirler.
Eğitimini tamamlayanlar kamu kurum ve kuruluşlarında çalışıyorlarsa 657 sayılı kanunda belirlenen teknik hizmetler sınıfındaki kadroların derece ve kademesinden maaş alırlar.
Özel sektör işyerlerinde çalışanlar ise asgari ücretin 4 ile 6 katı arasında ücret alırlar. Yabancı dil bilgisi ve tecrübe ücret düzeyini yükseltmektedir.
KİMYA MÜHENDİSLİĞİ NEDİR ?
Kimya mühendisliği, temel olarak kimya bilimi ile matematik, fizik, biyoloji ve ekonomi bilimlerini kullanarak önemli endüstriyel, teknolojik ve çevresel problemleri çözümleyen bir mühendislik dalıdır.
Mühendislik eğitimi almak isteyen kişilerin iyi bir matematik alt yapısına sahip olmaları gerekmektedir. Kimya mühendisliği disiplinler arası çalışmayı gerektiren bir yapıya sahiptir ve matematik, kimya ve fizik bilimlerine ilgi duyan kişiler için bulunmaz bir mühendislik dalıdır.
Kimya mühendisliğinin 1950’li yıllarda AIChE (Amerikan Kimya Mühendisliği Enstitüsü) tarafından yapılan tanımı şöyledir:
“Kimya mühendisliği mühendislik mesleğinin bir kolu olup, maddelerin fiziksel ve kimyasal değişimlerinin yer aldığı, üretim işlemlerinin uygulama ve gelişimi ile ilgilenir. Kimya mühendisinin görevi, içlerinde fiziksel ve kimyasal değişimlerin yer aldığı cihazların projelendirme, yapım ve çalıştırılmasından ibarettir.”
1970-1980’li yıllarda tekrar şekillendirilen kimya mühendisliği tanımı şu hale gelmiştir:
“Maddeyi fiziksel ve kimyasal değişimlere uğratan cihazları ve özellikle değişimlerin (bileşim, hal ve enerji değişimleri) kendilerini mühendislik, ekonomi ve insan ilişkileri yönlerinden inceleyen bilim koluna kimya mühendisliği adı verilir.”
2000’li yılların tanımı ise aşağıdaki şekildedir.
“Kimya mühendisliği, malzemelerin kimyasal yapılarının, enerji içeriklerinin veya fiziksel hallerinin değişime uğradığı proseslerin geliştirilmesi ve uygulanması ile ilgilenen engin ve çok yönlü bir mühendislik dalıdır.”
Temel olarak iyi bir kimya mühendisi kimya ilmini, mühendislik disiplini, matematik, fizik, biyoloji ve bilgisayar bilgileri ile birleştirebilmelidir.
Kimya Mühendisliği ile ilgili olarak 27 Eylül 2001 tarihinde Avustralya'nın MELBURN kentinde düzenlenen 6. Dünya Kimya Mühendisliği Kongresi'nde kabul edilen bildirgede Kimya Mühendisliğinin yeni dönemdeki tanımı iyi bir şekilde vurgulanmıştır..
MELBURN BİLDİRGESİ
Dünya çapında kimya mühendislerini temsil eden yirmi organizasyonun temsilcileri olan bizler aşağıdaki bildirgeyi imzalıyoruz.
21. yüzyıla girerken, kimya mühendisliğindeki bizler, becerilerimizi yaşamın kalitesinin mükemmelleştirilmesi, iş istihdamının arttırılması, ekonomik ve sosyal gelişmenin ilerletilmesi ve sürdürülebilir gelişmeyle çevrenin korunması için kullanmaya çalışacağımıza dair daha önceki sözümüzü yeniliyoruz.
Kimya Mühendisliği, dünyanın her yerinde, insanların hayatını mükemmelleştirmek amacıyla bilimin prensiplerini teknolojiler geliştirmek ve sağlamak için kullanmaktadır. Mineraller, metaller, seramikler, polimerler, kağıt ve kompozitler gibi malzemeleri sağlayan kimya mühendisliğidir. Gıdaların üretimi ve işlenmesi ve suyun tasfiyesi kimya mühendisliğine dayanmaktadır. Dünyadaki insanların sağlıklarının daha iyi olmasını kimya mühendisliği aşılarla, ilaçlarla ve biyoteknoloji ile sağlamıştır. Barınma giyim, ulaşım ve bilişim teknolojilerinin hepsi kimya mühendisliğine dayanmaktadır. Bizler toplumun dayandığı enerji kaynaklarını geliştirmekte ve dağıtmaktayız.
Toplumun ihtiyaçlarını karşılarken, kısıtlı kaynakları en iyi şekilde değerlendiren, yeni ve ucuz ürünleri ve enerjiyi verimli kullanan süreçleri tasarlamaya söz veriyoruz. Toplum için ürünlerin geliştirilmesi, üretimi, kullanımı ve sonunda bertaraf edilmesi sırasında atığın ve çevre üzerine olacak ters etkilerin yok edilmesini hedefliyoruz.
Artarak globalleşen toplumda, sürdürülebilir olmayan uygulamalardan kaçınmaya ve bunları engellemeye çalışırken, dünyanın artan nüfusunun toplu gereksinimlerini karşılamaya söz veriyoruz. İklim değişikliği ile ilgili ciddi durumun bilincindeyiz. İklim değişikliği ile ilgili karmaşık bilimin daha iyi anlaşılmasını teşvik ederken, aynı zamanda bunun etkilerini hafifletmek için sağlam teknolojilerin geliştirilmesi ve uygulanmasına çalışmalıyız.
Dünyamızın karşı karşıya olduğu fırsatlar ve seçenekler ve bunlarda kimya mühendisliğinin oynayacağı roller açısından, toplum bilincini geliştireceğimize söz veriyoruz. Yeteneklerimizi, bilgimizi ve organizasyon becerilerimizi toplum refahının korunması için insanlığın devam eden iyileştirilmesinde kullanacağız. Mesleğimizi en yüksek etik standartlara uygun olarak icra edeceğiz. Ömür boyu süren mesleki gelişmeyi teşvik edeceğiz ve en kaliteli gençleri bu mesleği seçmek için özendireceğiz.
Bu bildiriyi, diğer üyelerimize, topluma hizmet etmekteki yükümlülükleri konusunda onların daha da kuvvetli bilinçlenmelerini sağlamak üzere götüreceğiz. Dünyamızın geleceğini şekillendiren endüstriler, hükümetler, üniversiteler ve diğer kurumlarla da çalışmaya söz veriyoruz.
Yirmi birinci yüzyılda, dünyamızın karşı karşıya olduğu imkanlarla yüzleşmeye çalışırken, hem mesleki sorumluluklarımızın ve hem de başkalarıyla birlikte çalışmamız gerektiğinin bilincindeyiz.
Kimyasal madde üreten veya kimyasal madde kullanarak üretim yapan tesislerin tasarlanması, kurulması ve işletilmesi alanlarında çalışan kişidir.
Kimya mühendisinin başlıca görevleri şunlardır:
- Belirli bir kimyasal maddeyi veya ürünü en ekonomik şekilde üretmek amacıyla kurulacak işletmenin projesini hazırlamak,
- Kurulacak tesis için gerekli araç ve gereç tipini belirlemek ve tasarımını yapmak
- Tesisleri kurulma aşamasında denetlemek ve kontrolünü sağlamak,
- Verimli ve kaliteli bir ürün elde etmek için üretim aşamasında ürünün kalite kontrolünün yapılmasını sağlamak , bunun sıklığı hakkında karar vermek,
- Üretim için reçeteler hazırlamak, maddelerin karışım ve bileşim oranlarını tespit etmek ve bunların kontrolünü sağlamak ,
- Üretim sırasında kullanılan yöntemin verimliliğini sürekli takip etmek , geliştirme faaliyetlerini yürütmek,
- Ürünün kalitesini artıracak araştırma ve geliştirmeler yapmaktır.
Yeni mezun bir kimya mühendisi endüstrilerde aynı bir doktor gibi görev alarak endüstrilerde mevcut problemi çözmeye çalışır , daha iyi performans yakalamak için öneriler hazırlar , proses kalitesini artırır. Bu ortam yeni mezun bir mühendise deneyim sağlar. Deneyimler arttıkça yeni mezun mühendis fabrikaların inşasında, devreye alınmasında ve kontrolünde görev almaya başlar.
Kimya mühendisleri bazen yeni baştan bir fabrikayı yaparlar, bazen de bir fabrikanın üretimini artırmak üzere mevcut bir yapı üzerinde iyileştirme yaparlar. Bu çalışmalar sırasında farklı disiplinlerde yetişmiş ve farklı pozisyonlardaki kişilerle çalışırlar.
İyi bir kimya mühendisi olmak için ,
- Üst düzeyde akademik yeteneğe ve sayısal düşünme gücüne sahip olunmalı ,
- Bilimsel meraka sahip olunmalı,
- Bir işi planlayabilme ve uygulamaya koyabilme gücüne sahip olunabilmeli
- Kimyasal maddelere karşı alerjisi olmamalı,
- Matematik,fizik özellikle kimya ve ekonomi ile ilgili ve bu alanlarda başarılı olmalı,
- Sorumlu,sabırlı ve titiz kimseler olunmalıdır.
KİMYA MÜHENDİSLERİNİN ÇALIŞMA ALANLARI
Kimya mühendislerinin çalışma alanları çok geniştir. Bunlardan bazıları :
· Endüstriyel tesisler ,
· Laboratuarlar ,
· Özel ve kamu proje büroları ,
· İthalat-ihracat büroları ,
· Petrokimya sektörü ,
· Otomotiv sektörü ,
· Gıda sektörü,
· Çimento ve refrakter sektörü ,
· Seramik sektörü ,
· İlaç sektörü,
· Tekstil sektörü ,
· Boya sektörü ,
· Cam sanayii,
· Metal ve kaplama sanayii ,
· Gübre sektörü ,
· Lastik ve kauçuk sektörü,
· Savunma sanayii ‘dir .
Kimya mühendislerinin bu sektörlerde sorumluluk aldığı bölümler şunlardır :
- Araştırma-geliştirme,
- Proses tasarımı ve optimizasyon,
- Fabrika organizasyonu ve işletme ,
- Kalite güvence , güvenlik ve çevre kalitesi,
- Teknik satışlar , servis ve pazarlama,
- Yönetim
KİMYA MÜHENDİSİ İLE KİMYAGER ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Kimyager genelde bileşenlerin davranımları ile ilgilenir ve laboratuvarda az miktarda malzemeler ile çalışır. Kimya Mühendisi ise, laboratuvar çalışmalarını yararlı, ekonomik ürünlere dönüştürmek için gerekli prosesleri ve fabrikaları tasarlar ve bunu yaparken kimya bilgisini kullanır.
.









